"elevates" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha yüksek bir seviyeye veya duruma getirmek; fiziksel olarak veya soyut olarak kalite, statü, ruh hali gibi şeylerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha resmi bir ifadedir; genelde 'ruh halini yükseltmek', 'statüyü artırmak' gibi soyut anlamlarda kullanılır. Küçük fiziksel kaldırmalar için tercih edilmez.
Examples
Exercise elevates your heart rate.
Egzersiz kalp atış hızınızı **yükseltir**.
This song elevates my mood.
Bu şarkı benim modumu **yükseltir**.
Success elevates his status in the company.
Başarı, şirketteki statüsünü **yükseltir**.
A good leader elevates everyone around them.
İyi bir lider çevresindeki herkesi **yükseltir**.
Her work really elevates the whole project.
Onun çalışması gerçekten tüm projeyi **yükseltiyor**.
Adding some fresh herbs elevates the flavor of the soup.
Biraz taze ot eklemek çorbanın lezzetini **artırır**.