Type any word!

"electrolyte" in Turkish

elektrolit

Definition

Suda çözüldüğünde iyonlara ayrılarak elektrik ileten madde. Vücut fonksiyonları için önemlidir ve genellikle spor içeceklerinde bulunur.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bilimsel, tıbbi ya da sağlıkla ilgili ortamlarda kullanılır. 'elektrolit dengesi', 'spor içeceği' gibi ifadelerle sıkça geçer. 'elektrot' ile karıştırılmamalı.

Examples

This sports drink contains electrolytes for energy.

Bu spor içeceği enerji için **elektrolit** içerir.

The doctor checked his electrolyte levels.

Doktor, onun **elektrolit** seviyelerini kontrol etti.

Salt is a common electrolyte in the body.

Tuz, vücuttaki yaygın bir **elektrolit**tir.

After exercising, you should replace lost electrolytes to avoid cramps.

Egzersizden sonra krampı önlemek için kaybedilen **elektrolit**ler yerine konmalıdır.

Severe dehydration can upset your body's electrolyte balance.

Şiddetli susuzluk, vücudun **elektrolit** dengesini bozabilir.

He bought powdered electrolytes to mix with water on his hike.

O, yürüyüşte suyla karıştırmak için toz **elektrolit** satın aldı.