"eke out" in Turkish
Definition
Az kaynaklarla dikkatli şekilde idare ederek geçinmek ya da büyük çaba ve az imkânla bir şey başarmak.
Usage Notes (Turkish)
Biraz edebi veya resmi bir tabirdir, özellikle zor zamanlarda, haberlerde ve tarihî konularda kullanılır. Genellikle 'a living', 'an existence', 'by' gibi ifadelerle geçer. Refah için değil, zor şartlarda yaşamak için söylenir.
Examples
He had to eke out his small salary to feed his family.
Ailesini doyurmak için küçük maaşını **kıt kanaat geçinerek** harcamak zorundaydı.
They tried to eke out their food by eating smaller meals.
Daha küçük öğünler yiyerek yiyeceklerini **idareli kullandılar**.
She managed to eke out an existence selling fruit on the street.
Sokakta meyve satarak **kıt kanaat bir hayat sürdürebildi**.
We had to eke out our savings until I found a new job.
Yeni bir iş bulana kadar birikimimizi **kıt kanaat idare ettik**.
Farmers often have to eke out a living from poor soil.
Çiftçiler genellikle verimsiz toprakta **kıt kanaat geçinmek** zorunda kalır.
She managed to eke out a pass on the exam, but just barely.
Sınavdan **zar zor** geçmeyi başardı.