Type any word!

"effete" in Turkish

güçsüzzayıf düşmüşetkisiz

Definition

Bir zamanlar güçlü olan ama şimdi güçsüz veya etkisiz hale gelen kişiler veya şeyler için kullanılır. Bazen aşırı incelikli ve canlılıktan yoksun anlamında da geçer.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla resmi, edebi veya eleştirel metinlerde, bazen küçümseyici ya da alaycı anlamda kullanılır. 'Effete intellectuals' gibi ifadelerde görülür; gündelik konuşmalarda nadirdir, kullanmaktan kaçının.

Examples

The once-powerful empire became effete and weak.

Bir zamanlar güçlü olan imparatorluk, şimdi **güçsüz** ve zayıf düştü.

Some critics call modern art too effete.

Bazı eleştirmenler modern sanatı fazlasıyla **etkisiz** buluyor.

His leadership grew effete over time.

Zamanla liderliği **güçsüz** bir hal aldı.

People often mock politicians for having effete ideas that lack real effect.

İnsanlar, siyasilerin gerçekten etkisi olmayan **etkisiz** fikirleriyle alay ederler.

The novel paints the upper class as effete and lost in luxury.

Romanda üst sınıf **güçsüz** ve lüks içinde kaybolmuş olarak çizilmiş.

He dismissed the club as an effete group with no influence.

O, kulübü hiçbir etkisi olmayan **etkisiz** bir grup olarak görmezden geldi.