"easement" in Turkish
Definition
Bir kişinin, başka birinin arazisini belirli bir amaçla (örneğin yol veya altyapı için) kullanmasına izin veren yasal hak.
Usage Notes (Turkish)
'Irtifak hakkı' genellikle emlak hukukunda kullanılan resmi bir terimdir. 'Kiralama' veya 'ruhsat' ile karıştırılmamalı. Kalıcı ya da geçici olabilir.
Examples
The city gave an easement so workers could access the power lines.
Belediye, işçilerin elektrik hatlarına erişebilmesi için **irtifak hakkı** verdi.
My neighbor has an easement to use my driveway.
Komşumun, benim araç yolumu kullanma konusunda **irtifak hakkı** var.
They created an easement for the water company to fix pipes.
Su şirketinin boruları onarabilmesi için **irtifak hakkı** oluşturdular.
We have to allow cable workers onto our property because of an existing easement.
Mevcut bir **irtifak hakkı** nedeniyle kablo işçilerini mülkümüze almak zorundayız.
The land can't be fully sold without addressing the easement first.
**İrtifak hakkı** çözülmeden arsa tamamen satılamaz.
The law says the easement stays in place even if the property is sold.
Kanuna göre, mülk satılsa bile **irtifak hakkı** geçerliliğini korur.