"early bird" in Turkish
Definition
Sabah erken kalkan veya bir etkinliğe erken gelen kişi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi ve olumlu bir ifade; 'The early bird catches the worm' deyiminde sıkça kullanılır ve erken olmanın avantajını vurgular. Gece geç uyuyanlar için kullanılmaz. Hem alışkanlık hem de dakiklik için geçerlidir.
Examples
My father is an early bird and wakes up before sunrise.
Babam bir **erken kalkan** ve güneş doğmadan uyanır.
Being an early bird helps her finish her work before others start.
**Erken kalkan** olmak, onun başkaları başlamadan işini bitirmesine yardımcı oluyor.
If you're an early bird, you can get the best seats at the show.
Eğer bir **erken kalkan**san, gösteride en iyi koltukları kapabilirsin.
I've always been an early bird, so late-night parties aren't my thing.
Ben hep bir **erken kalkan** oldum, bu yüzden geç saatlerdeki partiler bana göre değil.
The early bird catches the worm, so I try to start my day before everyone else.
**Erken kalkan** yol alır, bu yüzden günümü herkesten önce başlatmaya çalışırım.
You're such an early bird—how do you have so much energy so early?
Sen tam bir **erken kalkan**sın—bu kadar erken nasıl bu kadar enerjik olabiliyorsun?