"duplicitous" in Turkish
Definition
İki yüzlü biri, dürüst veya samimiymiş gibi davranıp aslında arkanızdan iş çeviren ya da yalan söyleyen kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve yazılı metinlerde sıklıkla kullanılır; gündelik konuşmalarda pek yaygın değildir. Sıklıkla politikacılar veya çıkarcı kişiler için kullanılır.
Examples
A duplicitous friend tells you one thing and others something different.
**İki yüzlü** bir arkadaş size bir şey söyler, başkalarına başka bir şey söyler.
The politician was exposed for his duplicitous actions.
Siyasetçinin **iki yüzlü** davranışları ortaya çıktı.
You shouldn't trust someone so duplicitous.
Bu kadar **iki yüzlü** birine güvenmemelisin.
He comes across as friendly, but honestly, he's pretty duplicitous behind the scenes.
Dışarıdan arkadaşça görünüyor ama aslında perde arkasında oldukça **iki yüzlü**.
People got tired of her duplicitous nature and stopped inviting her out.
İnsanlar onun **iki yüzlü** doğasından bıktı ve onu davet etmeyi bıraktılar.
It's hard to work in a team when someone is being duplicitous all the time.
Birisi sürekli **iki yüzlü** davranıyorsa ekipte çalışmak zordur.