"drive out" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi baskı veya tehdit yoluyla bir yerden ayrılmaya zorlamak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi dilde kullanılır; genelde olumsuz şeyleri uzaklaştırmak için tercih edilir ('drive out fear', 'drive out enemies'). Günlük konuşmada daha az rastlanır.
Examples
The police drove out the protesters from the park.
Polis, parkta protestocuları **kovdu**.
The medicine will help drive out the infection.
İlaç, enfeksiyonu **kovmaya** yardımcı olacak.
They tried to drive out the animals from the building.
Onlar, binadan hayvanları **kovmaya** çalıştı.
His honesty helped drive out corruption in the office.
Onun dürüstlüğü, ofisteki yolsuzluğu **kovdu**.
No matter what we did, we couldn't drive out the bad smell.
Ne yaparsak yapalım, kötü kokuyu **kovamadık**.
The new law aims to drive out illegal businesses.
Yeni yasa, yasa dışı işletmeleri **kovmayı** hedefliyor.