"drabs" in Turkish
Definition
'Drabs', cansız, solgun renkler ya da sıradan, renksiz kıyafetleri ifade eder. Bazen sıkıcı ya da etkileyici olmayan görünümleri de tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok renkler veya kıyafetler için çoğul olarak ve günlük konuşmada kullanılır. Kişiler için doğrudan kullanılmaz; görünüş veya tarz için geçerlidir.
Examples
Her closet is full of drabs and gray clothes.
Dolabı tamamen **solgun renkler** ve gri kıyafetlerle dolu.
The room was decorated in browns and drabs.
Oda kahverengi ve **solgun renklerle** dekore edilmişti.
After a week of rain, everything outside looked like drabs.
Bir hafta yağmurdan sonra dışarısı tamamen **solgun renklere** dönmüştü.
He always wears drabs—you never see him in anything bright.
O hep **solgun renkler** giyer—hiçbir zaman onu parlak bir şeyle göremezsin.
The rainy city's streets were filled with umbrellas in all kinds of drabs.
Yağmurlu şehrin sokakları her türlü **solgun renkte** şemsiyelerle doluydu.
Mixing in a few pastels with all those drabs will brighten up the room.
Bütün bu **solgun renkler**in arasına birkaç pastel eklemek odayı canlandırır.