Type any word!

"dotage" in Turkish

yaşlılıkbunama dönemi

Definition

Kişinin yaşlılık döneminde, zihinsel veya fiziksel olarak zayıfladığı, bazen unutkanlık veya kafa karışıklığı gösterdiği hayat dönemi.

Usage Notes (Turkish)

Resmi, edebi ve eski tarzda kullanılır; günlük konuşmada nadiren geçer. 'in one's dotage' şeklinde kalıp olarak da rastlanır.

Examples

He spent his dotage living in the countryside.

O, **yaşlılık** yıllarını kırsalda geçirdi.

In her dotage, she often forgot people's names.

**Yaşlılık** döneminde sıkça insanların adlarını unuttu.

His family took care of him during his dotage.

Ailesi onun **yaşlılık** döneminde ilgilendi.

He started gardening a lot more in his dotage—it kept him busy.

**Yaşlılık** döneminde bahçecilikle daha çok uğraşmaya başladı, bu sayede meşgul kaldı.

She's not as sharp as she used to be; her children joke that she's entering her dotage.

Eskisi kadar zeki değil; çocukları onun artık **yaşlılığa** girdiğiyle ilgili şaka yapıyor.

Many artists keep creating incredible work well into their dotage.

Birçok sanatçı, **yaşlılık** döneminde de harika eserler üretmeye devam eder.