"doodling" in Turkish
Definition
Dalgınlıkla veya can sıkıntısıyla yapılan basit, plansız çizimler veya desenler yapma işi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmidir; okulda veya toplantılarda yaygındır. 'doodling' bilinçsizce yapılan karalamadır, resim çizmekten farklıdır.
Examples
He was doodling in his notebook during class.
Ders sırasında defterine **karalama** yapıyordu.
Sometimes doodling helps me think.
Bazen **karalama** yapmak, düşünmeme yardımcı olur.
She enjoys doodling flowers and hearts.
Çiçekler ve kalpler **karalamayı** seviyor.
I caught myself doodling all over the meeting agenda.
Toplantı gündeminin heryerine **karalama** yaptığımı fark ettim.
His doodling is actually pretty creative if you look closely.
Yakından bakarsan, onun **karalamaları** aslında oldukça yaratıcı.
She wasn't paying attention—just doodling in the margins.
O hiç dikkat etmiyordu—sadece kenarlara **karalama** yapıyordu.