"divest" in Turkish
Definition
Bir mal varlığını, iş payını veya hakkı kasıtlı olarak satmak veya bırakmak anlamına gelir; ayrıca birinin hakkını veya malını elinden almak şeklinde de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok iş ve hukuki alanlarda, resmî dilde kullanılır. 'Divest from' genellikle yatırım çekilmesini anlatır. Sadece çöpe atmak değil, bilinçli olarak elden çıkarmaktır.
Examples
The company decided to divest its hotel business.
Şirket, otel işinden **elden çıkarmaya** karar verdi.
He was divested of his power after the scandal.
Skandaldan sonra, gücü **elden alındı**.
Many investors chose to divest from the oil industry.
Birçok yatırımcı, petrol endüstrisinden **yatırımını çekmeyi** tercih etti.
Universities are under pressure to divest from companies that harm the environment.
Üniversiteler, çevreye zarar veren şirketlerden **yatırımlarını çekmeleri** için baskı altındalar.
She plans to divest herself of most of her shares next year.
O, önümüzdeki yıl çoğu hissesini **elden çıkarmayı** planlıyor.
After years of debate, the city finally agreed to divest from fossil fuels.
Yıllarca süren tartışmalardan sonra, şehir sonunda fosil yakıtlardan **yatırımını çekmeye** karar verdi.