Type any word!

"distress" in Turkish

sıkıntısıkıntılı durumacı

Definition

Şiddetli acı, endişe veya üzüntü duygusu; ayrıca ciddi sıkıntı veya zor durum anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'emotional distress', 'financial distress' gibi ifadeler genellikle resmi, tıbbi veya haber dilinde kullanılır. 'Stress'ten daha ağır bir anlamı vardır ve duygusal anlamda kullanılırken sayılmaz.

Examples

The loud noise caused the baby great distress.

Yüksek ses bebekte büyük bir **sıkıntı** yarattı.

She was in distress after losing her wallet.

Cüzdanını kaybettikten sonra **sıkıntı** içerisindeydi.

The family asked for help because they were in financial distress.

Aile, maddi **sıkıntı** nedeniyle yardım istedi.

Seeing him that upset really put me in distress.

Onu bu kadar üzgün görmek beni de **sıkıntı**ya soktu.

The article described the refugees' distress in heartbreaking detail.

Makale, mültecilerin **sıkıntısı**nı yürek burkan bir şekilde anlattı.

If a customer sounds in distress, stay calm and listen carefully.

Eğer bir müşteri **sıkıntı**da gibi geliyorsa, sakin kalıp dikkatlice dinleyin.