"disrupts" in Turkish
Definition
Bir sürecin, etkinliğin veya durumun normal şekilde devam etmesini engellemek veya karışıklık oluşturmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, iş, eğitim veya teknoloji ortamında kullanılır. 'meeting', 'class', 'service', 'flow' gibi kelimelerle birlikte kullanılır. Olumsuz bir aksama anlamına gelir, ancak iş dünyasında yenilikçi bir değişimi de ifade edebilir.
Examples
Loud noise disrupts my concentration.
Yüksek ses dikkatimi **aksatır**.
Heavy rain often disrupts traffic in the city.
Şiddetli yağmur sık sık şehir trafiğini **aksatır**.
Construction noise disrupts our classes every morning.
İnşaat gürültüsü her sabah derslerimizi **bozuyor**.
The new app really disrupts how people order food now.
Yeni uygulama, insanların artık yemek sipariş etme şeklini gerçekten **bozuyor**.
When someone disrupts a meeting, it wastes everyone’s time.
Birisi toplantıyı **aksatırsa**, herkesin zamanı boşa gider.
That power outage disrupts all the businesses downtown until it’s fixed.
O elektrik kesintisi, şehir merkezindeki tüm işletmeleri tamir edilene kadar **aksatır**.