"disrobe" in Turkish
Definition
Kişinin üstündeki tüm ya da çoğu kıyafeti çıkarması; resmi veya edebi dilde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sözcük özellikle tıbbi muayeneler, tarihi metinler, sahne/seremoni gibi resmi veya edebi bağlamlarda geçer. Günlük konuşmada 'soyunmak' ya da 'üstünü çıkarmak' daha yaygındır.
Examples
The doctor asked him to disrobe for the examination.
Doktor muayene için ondan **giysilerini çıkarmasını** istedi.
She began to disrobe before stepping into the shower.
Duşa girmeden önce **giysilerini çıkarmaya** başladı.
He disrobed and put on a hospital gown.
**Giysilerini çıkarıp** hastane önlüğü giydi.
The actor quickly disrobed backstage to change costumes between scenes.
Oyuncu, sahneler arasında kostüm değiştirmek için kuliste hızla **giysilerini çıkardı**.
During the ceremony, the monks would disrobe as a symbol of humility.
Törende keşişler, alçakgönüllülüğün bir simgesi olarak **giysilerini çıkarırlardı**.
"Please disrobe and wait here," the nurse instructed politely.
Hemşire kibarca, '**Giysilerinizi çıkarıp** burada bekleyin lütfen,' dedi.