Type any word!

"dispassionate" in Turkish

tarafsızduygusuz (yakın anlam)

Definition

Kendi duygularından veya ön yargılardan etkilenmeden adil ve tarafsız bir şekilde yargıda bulunmak.

Usage Notes (Turkish)

Akademik ve resmi ortamlarda 'analiz', 'gözlemci', 'yaklaşım' kelimeleriyle sık kullanılır. 'Duygusuz' ile karıştırmamak gerekir; burada esas olan adil ve objektif olmaktır.

Examples

The judge made a dispassionate decision.

Hakim **tarafsız** bir karar verdi.

She gave a dispassionate report about the accident.

O, kaza hakkında **tarafsız** bir rapor verdi.

We need a dispassionate analysis to solve this problem.

Bu sorunu çözmek için **tarafsız** analiz gerekir.

He remained dispassionate during the heated discussion.

Hararetli tartışmada bile o **tarafsız** kaldı.

Journalists should be dispassionate when reporting news.

Gazeteciler haber verirken **tarafsız** olmalıdır.

It's hard to stay dispassionate when friends are involved.

Arkadaşlar işin içindeyse **tarafsız** kalmak zordur.