"disowned" in Korean
Definition
Aile bir üyesini artık kabul etmemek ya da ondan resmî ve ciddi şekilde ilişkisini koparmak anlamına gelir.
Usage Notes (Korean)
Genellikle aile içinde resmî ve ağır kopuşlar için kullanılır. Günlük tartışmalar için değil, tamamen ilişki kesildiğinde kullanılır. Sıkça 'evlatlıktan reddedildi' gibi kalıplarla geçer.
Examples
He was disowned by his parents after the argument.
Tartışmadan sonra ailesi onu **evlatlıktan reddetti**.
The king disowned his rebellious son.
Kral isyancı oğlunu **evlatlıktan reddetti**.
She felt lost after being disowned by her family.
Ailesi tarafından **evlatlıktan reddedildikten** sonra kendini kaybolmuş hissetti.
After coming out, he was sadly disowned and had to start a new life.
Açıldıktan sonra ne yazık ki **evlatlıktan reddedildi** ve yeni bir hayata başlamak zorunda kaldı.
Rumors spread that the actress was disowned after a scandal.
Skandaldan sonra aktrisin **evlatlıktan reddedildiği** dedikoduları yayıldı.
He jokingly says his friends have disowned him for liking pineapple on pizza.
Şaka olarak arkadaşlarının pizza üzerinde ananas sevdiği için onu **reddettiğini** söylüyor.