"disloyalty" in Turkish
Definition
Birine ya da bir şeye (örneğin, arkadaş, kurum veya ülke) sadık olmama durumu veya davranışı.
Usage Notes (Turkish)
'Sadakatsizlik' resmi ortamlarda, güven veya ihanet konuşulurken sık kullanılır. 'An act of disloyalty' gibi ifadelerle tek bir davranış kastedilebilir. 'İhanet' daha ağır bir anlam taşır.
Examples
His disloyalty hurt his best friend deeply.
Onun **sadakatsizliği**, en yakın arkadaşını derinden yaraladı.
The team lost because of disloyalty among its members.
Takım, üyeleri arasındaki **sadakatsizlik** yüzünden kaybetti.
Governments fear disloyalty during difficult times.
Hükümetler, zor zamanlarda **sadakatsizlik**ten korkar.
Rumors of disloyalty can quickly destroy trust in a workplace.
İş yerinde **sadakatsizlik** dedikoduları hızlıca güveni yıkabilir.
Many people find disloyalty in politics hard to forgive.
Birçok insan, siyasette **sadakatsizliği** affetmeyi zor bulur.
What she saw as honesty, others called disloyalty.
Onun dürüstlük olarak gördüğü şeyi başkaları **sadakatsizlik** olarak adlandırdı.