"disillusioning" in Turkish
Definition
Gerçekle yüzleşip, inanç ya da umutları kaybettiren ve kişide güçlü bir hayal kırıklığı yaratan durum.
Usage Notes (Turkish)
Sadece basit hayal kırıklığı değil, umut ya da inanç kaybı içerir. 'disillusioning' siyasette, kariyerde, ilişkilerde sıkça kullanılır.
Examples
It was disillusioning to see my hero make a mistake.
Kahramanımı hata yaparken görmek gerçekten **hayal kırıklığı yaratan** bir deneyimdi.
The truth about the project was disillusioning.
Proje hakkındaki gerçek oldukça **hayal kırıklığı yaratan**dı.
His answer was honest but disillusioning.
Cevabı dürüsttü fakat oldukça **hayal kırıklığı yaratan**dı.
It's pretty disillusioning to realize that adult life isn't as exciting as we imagined.
Yetişkin hayatının hayal ettiğimiz kadar heyecan verici olmadığını fark etmek oldukça **hayal kırıklığı yaratan**.
The news about the company layoffs was totally disillusioning for the staff.
Şirketteki toplu işten çıkarmalar haberi personel için tamamen **hayal kırıklığı yaratan**dı.
Honestly, seeing how the system works was a bit disillusioning.
Açıkçası sistemin nasıl işlediğini görmek biraz **hayal kırıklığı yaratan**dı.