"discriminatory" in Turkish
Definition
Birine ırkı, cinsiyeti, yaşı veya diğer kişisel özellikleri nedeniyle adaletsiz şekilde davranma durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuk ve toplumsal bağlamlarda kullanılır. "discriminatory practices", "policies", "laws" ile birlikte yaygındır. Yalnızca farklılığı değil, adaletsizliği ifade eder.
Examples
The company has been accused of discriminatory hiring practices.
Şirketin **ayrımcı** işe alım uygulamaları olduğu iddia edildi.
A discriminatory law treats some citizens unfairly.
**Ayrımcı** bir yasa, bazı vatandaşlara adaletsiz davranır.
The school is trying to stop discriminatory behavior among students.
Okul, öğrenciler arasındaki **ayrımcı** davranışları durdurmaya çalışıyor.
Many people spoke out against the discriminatory dress code.
Birçok kişi **ayrımcı** kıyafet yönetmeliğine karşı çıktı.
That policy is clearly discriminatory against older employees.
Bu politika, yaşlı çalışanlara karşı açıkça **ayrımcı**dır.
It's important to challenge discriminatory attitudes whenever we see them.
**Ayrımcı** tutumlarla karşılaştığımızda bunlara karşı çıkmak önemlidir.