"discernible" in Turkish
Definition
Gözle görülebilen veya kolayca fark edilen, açıkça anlaşılabilen durum.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya bilimsel metinlerde kullanılır. 'Discernible difference' (farkedilebilir fark), 'barely discernible' (zor fark edilen) gibi ifadelerde geçer.
Examples
There was a discernible change in the weather after lunch.
Öğle yemeğinden sonra havada **farkedilebilir** bir değişiklik oldu.
His voice was barely discernible over the noise.
Gürültü arasında sesi **zor fark ediliyordu**.
There was no discernible difference between the two shirts.
İki gömlek arasında **farkedilebilir** bir fark yoktu.
The sound was so soft it was barely discernible to human ears.
Ses o kadar hafifti ki insan kulağı için **zor farkedilebilirdi**.
After weeks of practice, there's finally a discernible improvement in her piano skills.
Haftalarca çalıştıktan sonra piyano becerisinde sonunda **farkedilebilir** bir gelişme oldu.
Is there any discernible reason why the results are so different?
Sonuçların bu kadar farklı olmasının **farkedilebilir** bir nedeni var mı?