"dimmest" in Turkish
Definition
'Dimmest', en az parlak olanı ya da (gayri resmi olarak) en az zeki kişiyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
İkiden fazla şey veya kişi karşılaştırılırken kullanılır. Işığı ('dimmest star') ya da zekâyı ('dimmest in the class') tanımlayabilir. Resmi yazıda 'least bright' daha açık olur.
Examples
This is the dimmest room in the house.
Burası evin **en sönük** odası.
He is the dimmest student in the class.
O, sınıftaki **en aptal** öğrenci.
That is the dimmest candle on the table.
O, masadaki **en sönük** mum.
Even the dimmest star can be beautiful at night.
**En sönük** yıldız bile geceleri güzel olabilir.
Out of all the ideas, that was definitely the dimmest one.
Bütün fikirlerin içinde kesinlikle bu **en aptal** olandı.
This old bulb is the dimmest we've got—it barely gives any light.
Bu eski ampul bizim **en sönük** olanımız—neredeyse hiç ışık vermiyor.