"diffuse" in Turkish
Definition
Bir şeyi geniş bir alana veya birçok kişiye yaymak. Işık, koku, fikir veya bilgi için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik, bilimsel ya da resmi dillerde kullanılır. 'Işık yayılmak', 'koku yayılmak', 'fikir yayılmak' gibi kullanımları yaygındır. 'Defuse' ile karışıklık olmasın.
Examples
The sunlight diffuses through the clouds.
Güneş ışığı bulutlardan **yayılır**.
The smell of flowers quickly diffused in the room.
Çiçeklerin kokusu odada hızla **yayılır**.
New ideas can diffuse quickly on the internet.
Yeni fikirler internette hızlıca **yayılabilir**.
His explanation was so diffuse that nobody understood his main point.
Onun açıklaması o kadar **dağınıktı** ki, kimse ana fikrini anlamadı.
It takes time for warmth to diffuse throughout a big house.
Büyük bir evde sıcaklığın **yayılması** zaman alır.
These days, news can diffuse across the world in seconds.
Günümüzde haberler saniyeler içinde dünyaya **yayılabilir**.