"detractors" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi sürekli olarak olumsuz şekilde eleştiren ve saygınlığını düşürmeye çalışan kişiler.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime genelde resmi, medya veya iş hayatında kullanılır ve sürekli, bazen haksız eleştirileri ifade eder. Sıradan konuşmada pek kullanılmaz.
Examples
The new policy gained support, but it also had many detractors.
Yeni politika destek topladı, fakat birçok **aleyhtar**ı da vardı.
She ignored her detractors and kept working hard.
O, **aleyhtarlarını** görmezden gelip çalışmaya devam etti.
Famous people often have many detractors.
Ünlü kişiler genellikle çok sayıda **aleyhtar**a sahiptir.
Despite the detractors, the company continued to grow each year.
**Aleyhtarlara** rağmen şirket her yıl büyümeye devam etti.
No matter what her detractors say, she never lets it affect her confidence.
**Aleyhtarları** ne derse desin, asla özgüveninden vazgeçmez.
His achievements eventually silenced even his harshest detractors.
Başarıları, en şiddetli **aleyhtarlarını** bile susturdu.