Type any word!

"deterrent" in Turkish

caydırıcı

Definition

İnsanların bir şeyi yapmaktan caymasına sebep olan şey; genellikle ceza veya olumsuz sonuç tehdidiyle kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

"caydırıcı" kelimesi daha çok yasa, güvenlik ve askeriye gibi alanlarda geçer; "crime deterrent", "nükleer deterrent" gibi ifadelerle kullanılır. 'Preventive' kelimesiyle karıştırma.

Examples

The fence acts as a deterrent to keep people out.

Çit, insanları dışarıda tutmak için bir **caydırıcı** görevi görüyor.

Tough laws are used as a deterrent against crime.

Sert yasalar suçlara karşı bir **caydırıcı** olarak kullanılır.

The alarm system is a good deterrent for burglars.

Alarm sistemi, hırsızlar için iyi bir **caydırıcı**dır.

For many people, high fines are enough of a deterrent to avoid speeding.

Birçok insan için yüksek para cezaları, hızlı gitmekten kaçınmak için yeterli bir **caydırıcı**dır.

Sometimes just having a dog is an effective deterrent against thieves.

Bazen sadece bir köpeğin olması bile hırsızlara karşı etkili bir **caydırıcı**dır.

The country relies on its nuclear weapons as a deterrent to war.

Ülke, savaşı önlemek için nükleer silahlarını **caydırıcı** olarak kullanıyor.