"destabilize" in Turkish
Definition
Bir şeyi dengesiz veya daha az güvenli hale getirmek, genellikle düzen veya dengeyi bozmak anlamında kullanılır. Özellikle hükümetler, organizasyonlar veya durumlar için geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Politika, ekonomi ve kurumlarla ilgili resmi ortamlarda sıkça kullanılır. 'Hükümeti istikrarsızlaştırmak', 'bölgeyi istikrarsızlaştırmak' gibi kalıplarla görülür. Gündelik konuşmalarda nadiren yer alır; fiziksel nesneler için kullanılmaz.
Examples
They tried to destabilize the new government.
Yeni hükümeti **istikrarsızlaştırmaya** çalıştılar.
Fake news can destabilize a society.
Sahte haberler bir toplumu **istikrarsızlaştırabilir**.
Economic problems can destabilize the region.
Ekonomik sorunlar bölgeyi **istikrarsızlaştırabilir**.
Cyber attacks have the power to destabilize entire nations these days.
Günümüzde siber saldırılar, ülkelerin tamamını **istikrarsızlaştırabilir**.
Spreading rumors is just going to destabilize the team spirit.
Dedikodu yaymak sadece takım ruhunu **istikrarsızlaştıracak**.
If prices keep jumping like this, it'll destabilize the whole market.
Fiyatlar böyle dalgalanırsa tüm piyasa **istikrarsızlaşır**.