"delve" in Turkish
Definition
Bir konuyu derinlemesine araştırmak veya incelemek, gizli detayları ortaya çıkarmak amacıyla yapılan çalışma.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'into' ile birlikte kullanılır ('delve into'). Resmi ve ciddi bir araştırma veya derin inceleme anlamı içerir; yüzeysel bakıştan farklıdır.
Examples
She wanted to delve into the history of her family.
Ailesinin geçmişini **derinlemesine incelemek** istedi.
The book delves into how climate change affects animals.
Kitap, iklim değişikliğinin hayvanları nasıl etkilediğini **derinlemesine inceliyor**.
He likes to delve into puzzles and mysteries.
Bulmacalara ve gizemlere **derinlemesine incelemeyi** sever.
Let’s delve a little deeper and see what we find.
Biraz daha **derinlemesine inceleyelim** ve ne bulacağımıza bakalım.
Reporters tried to delve into the politician’s past.
Gazeteciler politikacının geçmişini **derinlemesine araştırmaya** çalıştı.
Sometimes you have to delve beneath the surface to really understand someone.
Bazen birini gerçekten anlamak için yüzeyin altına **derinlemesine bakmak** gerekir.