"degeneracy" in Turkish
Definition
Yozlaşma, ahlaki veya fiziksel olarak daha kötü bir hâle gelme sürecidir; değerlerin, davranışların veya yapının bozulmasını anlatır.
Usage Notes (Turkish)
Bu kelime daha çok resmi, akademik, bilimsel veya tarihi metinlerde geçer. Günlük konuşmada nadir kullanılır. 'Ahlaki yozlaşma' veya 'fiziksel yozlaşma' şeklinde kullanılır. 'Decadence' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The scientist studied the degeneracy of the cells.
Bilim insanı hücrelerin **yozlaşma**sını inceledi.
Some people worry about the degeneracy of society.
Bazı insanlar toplumun **yozlaşması** hakkında endişeleniyor.
The novel describes the degeneracy of a once-great family.
Roman, bir zamanlar büyük olan bir ailenin **yozlaşması**nı anlatıyor.
The professor warned about the consequences of moral degeneracy in history.
Profesör, tarihteki ahlaki **yozlaşma**nın sonuçlarına dikkat çekti.
Many critics say the film captures the spirit of urban degeneracy.
Birçok eleştirmen, filmin kentsel **yozlaşma** ruhunu yansıttığını söylüyor.
Medical researchers are looking for ways to reverse neural degeneracy.
Tıp araştırmacıları, sinirsel **yozlaşma**yı tersine çevirmenin yollarını arıyorlar.