"deflecting" in Turkish
Definition
Bir şeyi asıl yönünden saptırmak veya ilgiyi başka yöne çekmek anlamına gelir. Hem fiziksel hem de mecazi olarak kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Teknik ortamlarda ve konuşmalarda (ör. 'eleştiriden kaçmak', 'suçu başkasına atmak') kullanılır. 'Yansıtmak' anlamı ile karıştırmayın.
Examples
He is deflecting all the questions about his mistake.
Hatasıyla ilgili tüm soruları **saptırıyor**.
The shield is a tool for deflecting attacks.
Kalkan, saldırıları **saptırmak** için bir araçtır.
She kept deflecting whenever someone tried to talk about her family.
Birisi ailesinden bahsetmeye çalışınca sürekli **saptırdı**.
I noticed you’re deflecting instead of answering directly.
Doğrudan cevap vermek yerine **saptırdığını** fark ettim.
The goalie is great at deflecting fast shots away from the goal.
Kaleci, hızlı şutları kaleden uzağa **saptırmakta** çok iyi.
He keeps deflecting blame onto his coworkers instead of accepting responsibility.
Sorumluluğu kabul etmek yerine sürekli **suçu saptırıyor** ve arkadaşlarına yüklüyor.