"definitively" in Turkish
Definition
Bir şeyin hiçbir şüphe veya değişiklik ihtimali kalmayacak şekilde net ve son olarak karara bağlanması ya da yapılması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi yazılarda ve hukuki metinlerde kullanılır. Gündelik konuşmada nadirdir. 'Definitely' (kesinlikle) ile karıştırılmaz; 'kesin olarak kararlaştırmak', 'kesin ispatlamak' gibi kullanılır.
Examples
This answer definitively solves the problem.
Bu cevap sorunu **kesin olarak** çözüyor.
They definitively closed the case after finding new evidence.
Yeni delil bulunduktan sonra davayı **kesin olarak** kapattılar.
We need to definitively decide on a location for the meeting.
Toplantı yeri için **kesin olarak** bir karar vermeliyiz.
I don't think anyone has definitively proved which came first, the chicken or the egg.
Sanırım kimse tavuk mu önce geldi yoksa yumurta mı bunu **kesin olarak** ispatlamadı.
Until we hear from the manager, we can't say definitively what's happening.
Yöneticiye danışmadan neler olduğunu **kesin olarak** söyleyemeyiz.
The rules haven't been definitively established yet, so there might be changes.
Kurallar henüz **kesin olarak** belirlenmedi, bu yüzden değişiklik olabilir.