"deadlock" in Turkish
Definition
İki ya da daha fazla tarafın anlaşamaması nedeniyle ilerlemenin mümkün olmadığı bir durumdur. Genellikle müzakere, tartışma ya da bilgisayarda süreçlerin kilitlendiği anlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Çıkmaz' kelimesi resmî veya teknik durumlarda, özellikle müzakerelerde, politikada ve bilgisayarda süreç kilitlenince kullanılır. Günlük dilde 'durgunluk', 'kilit' de tercih edilir.
Examples
The two teams reached a deadlock during the meeting.
İki takım toplantı sırasında **çıkmaza** girdi.
Negotiations ended in deadlock with no agreement.
Müzakereler bir **çıkmaz** ile ve anlaşma olmadan sona erdi.
There was a deadlock in the voting process.
Oylama sürecinde bir **çıkmaz** yaşandı.
We're at a deadlock—no one wants to compromise.
Şu an **çıkmaz**dayız—kimse taviz vermek istemiyor.
The software crashed due to a deadlock between two processes.
Yazılım, iki süreç arasındaki **kilitlenme** nedeniyle çöktü.
How do we break this deadlock and move forward?
Bu **çıkmazı** nasıl aşar ve ilerleriz?