"cursing" in Turkish
Definition
Kaba veya aşağılayıcı kelimeler kullanmak ya da birine veya bir şeye kötülük dilemek.
Usage Notes (Turkish)
'Küfretme' günlük küfürlü konuşmayı, 'beddua etme' ise bilerek kötülük dilemeyi ifade eder. Resmî ortamlarda kullanılmaz.
Examples
He started cursing when he dropped his phone.
Telefonunu düşürünce **küfretmeye** başladı.
Cursing is not allowed in this classroom.
Bu sınıfta **küfretmek** yasaktır.
She apologized for cursing during the meeting.
Toplantı sırasında **küfrettiği** için özür diledi.
Why are you cursing at the computer?
Neden bilgisayara **küfrediyorsun**?
They were cursing so loud that the neighbors complained.
O kadar yüksek sesle **küfrediyorlardı** ki komşular şikayet etti.
After losing the game, he kept cursing under his breath.
Oyunu kaybettikten sonra kendi kendine alçak sesle **küfrediyordu**.