"curdle your blood" in Turkish
Definition
Korkudan donup kalacak kadar ürkütmek veya şok etmek; çok korkutucu veya dehşet verici bir şey seni derinden etkiler.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi, hikaye anlatımı veya korku bağlamında kullanılır. 'curdle your blood' ifadesi gerçek anlama gelmez, korku ve dehşeti vurgulamak için söylenir.
Examples
The story was so scary it could curdle your blood.
Hikaye o kadar korkunçtu ki **kanını dondurabilirdi**.
The loud scream in the dark would curdle your blood.
Karanlıktaki yüksek bir çığlık **kanını dondururdu**.
The horror movie made the audience's blood curdle.
Korku filmi, izleyicinin **kanını dondurdu**.
That ghost story would curdle your blood if you heard it alone at night.
O hayalet hikayesini gece yalnız dinlesen **kanını dondururdu**.
His chilling laugh would curdle your blood on a dark evening.
Onun ürpertici kahkahası, karanlık bir akşamda **kanını dondururdu**.
Just seeing that old, abandoned house at night is enough to curdle your blood.
Sadece o eski terkedilmiş evi gece görmek bile **kanını dondurmaya** yeter.