"cues" in Turkish
Definition
İpucu veya işaret; size ne yapacağınızı, bir şeyi nasıl anlayacağınızı veya uygun şekilde nasıl tepki vereceğinizi gösteren sinyal ya da bilgidir. Kelime, hareket, ses gibi olabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Cues' sıklıkla psikoloji, oyunculuk ve günlük konuşmada kullanılır. Yaygın ifadeler: 'social cues', 'visual cues', 'pick up on cues'. 'queue' (sıra) ile karıştırmayın. Çoğunlukla çoğul kullanılır.
Examples
Look for cues when you talk to people.
İnsanlarla konuşurken **ipuçları** arayın.
The teacher gives cues to help students answer.
Öğretmen, öğrencilerin cevaplayabilmesi için **ipuçları** verir.
He forgot his lines and waited for cues from the director.
Repliklerini unuttu ve yönetmenden **ipuçları** bekledi.
She picked up on his body language cues and knew he was nervous.
Onun vücut dili **ipuçlarını** yakaladı ve gergin olduğunu anladı.
Social cues can tell you when it's time to speak.
Sosyal **ipuçları**, ne zaman konuşmanız gerektiğini gösterir.
He missed all the subtle cues during the meeting.
Toplantıdaki tüm ince **ipuçlarını** kaçırdı.