"crusher" in Turkish
Definition
Kırıcı, büyük nesneleri (örneğin, taş veya plastiği) daha küçük parçalara ayıran bir makine veya alettir. Genellikle madencilik, inşaat ve geri dönüşümde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Kırıcı' teknik bir terimdir ve gündelik konuşmada kullanılmaz; genelde ağır sanayi makineleri için kullanılır. Zaman zaman birini veya takımı tamamen yenmek anlamında da mecazi olarak geçebilir.
Examples
The rock crusher is very loud when it works.
Taş **kırıcı** çalışırken çok gürültü yapıyor.
This factory uses a crusher to recycle old bottles.
Bu fabrikada eski şişeleri geri dönüştürmek için bir **kırıcı** kullanılır.
You must be careful when operating the crusher.
**Kırıcı**yı kullanırken dikkatli olmalısınız.
Our team bought a new crusher to improve production speed.
Ekibimiz üretim hızını artırmak için yeni bir **kırıcı** aldı.
Without a proper crusher, breaking those stones would take forever.
Uygun bir **kırıcı** olmadan bu taşları kırmak sonsuza dek sürerdi.
That wrestler is a total crusher in the ring—nobody stands a chance.
O güreşçi ise ringde tam bir **kırıcı**—kimsenin şansı yok.