"crucible" in Turkish
Definition
Pota, yüksek sıcaklıkta maddeleri eritmek için kullanılan bir kaptır. Aynı zamanda insanları değiştiren veya önemli kararlar almaya zorlayan zorlu bir sınavı da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmî, akademik veya edebî bağlamda geçer. 'crucible of war', 'crucible of leadership' gibi ifadelerde hayat değiştirici zorluklar için kullanılır; sıradan kap veya 'kadeh' ile karıştırmayın.
Examples
The metal melted easily in the crucible.
Metal **pota**da kolayca eridi.
The war was a crucible for the entire nation.
Savaş, tüm millet için gerçek bir **çetin sınav** oldu.
The scientist poured chemicals into the crucible.
Bilim insanı kimyasalları **pota**ya döktü.
Their friendship was forged in the crucible of college life.
Arkadaşlıkları üniversite yaşamının **zorlu sürecinde** oluştu.
Raising a child alone can be a true crucible.
Tek başına çocuk yetiştirmek gerçek bir **zorlu süreç** olabilir.
Startup life is often a crucible that tests your limits.
Startup hayatı genellikle sınırlarını test eden bir **çetin sınav**dır.