"croaks" in Turkish
Definition
Kurbağanın veya karganın çıkardığı kalın ve boğuk ses ya da bir insanın kısık, boğuk sesle konuşması.
Usage Notes (Turkish)
En çok kurbağa ve bazen karga sesini tanımlar, ayrıca insanın boğuk ve rahatsız edici sesini belirtir. Hoş sesler için kullanılmaz.
Examples
The frog croaks at night.
Kurbağa gece **vaklar**.
He croaks when he has a sore throat.
Boğazı ağrıyınca **boğuk sesle konuşur**.
A crow croaks loudly in the tree.
Bir karga ağaçta yüksek sesle **gaklıyor**.
She croaks out the song with her tired voice.
Yorulmuş sesiyle şarkıyı **boğuk sesle söylüyor**.
The old man croaks something, but I can't understand him.
Yaşlı adam bir şeyler **boğuk sesle söylüyor**, ama anlayamıyorum.
Every time it rains, the pond comes alive with frogs that croak together.
Her yağmur yağdığında, gölet birlikte **vaklayan** kurbağalarla canlanır.