Type any word!

"crippling" in Turkish

felç ediciyıkıcı

Definition

Ağır zarar, zayıflık ya da işlev kaybına neden olan. Genellikle bir kişiyi, kurumu ya da sistemi etkisizleştirecek kadar güçlü olduğu durumlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve güçlü bir ifadedir. Genellikle 'crippling debt', 'crippling injury', 'crippling fear' gibi ciddi sonuçlar için kullanılır. Hafif sorunlarda kullanılmaz, fiziksel, duygusal veya maddi zararlar için kullanılabilir.

Examples

The company suffered crippling financial losses last year.

Şirket geçen yıl **felç edici** mali kayıplar yaşadı.

The drought had a crippling effect on the crops.

Kuraklık, mahsuller üzerinde **felç edici** bir etki yarattı.

The accident left him with a crippling injury.

Kaza ona **felç edici** bir yara bıraktı.

She grew up with crippling anxiety that made school difficult.

O, okula gitmeyi zorlaştıran **felç edici** bir kaygı ile büyüdü.

Rising prices have a crippling impact on many families.

Artan fiyatlar, birçok aile üzerinde **felç edici** bir etkiye sahip.

The storm caused crippling power outages across the region.

Fırtına, bölge genelinde **felç edici** elektrik kesintilerine neden oldu.