Type any word!

"corrective" in Turkish

düzeltici

Definition

Bir problemi, hatayı veya kusuru düzeltmek ya da iyileştirmek amacıyla uygulanan.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya teknik ifadelerde kullanılır, örn. 'corrective action', 'corrective lenses'. Bir sıfattır, 'correction' (düzeltme) veya 'correct' (düzeltmek) ile karıştırmayın.

Examples

He needed corrective glasses to see clearly.

Net görebilmek için **düzeltici** gözlüklere ihtiyacı vardı.

The company introduced corrective measures to prevent future errors.

Şirket, gelecekteki hataları önlemek için **düzeltici** önlemler aldı.

Doctors performed a corrective surgery on her spine.

Doktorlar omurgasında **düzeltici** bir ameliyat yaptılar.

The teacher gave him some corrective feedback to help him improve his writing.

Öğretmen, yazısını geliştirmesi için ona bazı **düzeltici** geri dönüt verdi.

After noticing the mistake, they took corrective action right away.

Hatası fark edince hemen **düzeltici** adım attılar.

Many people get corrective dental braces as teenagers.

Birçok insan ergenlikte **düzeltici** diş teli takar.