"convening" in Turkish
Definition
Özellikle resmi ya da önemli bir toplantı veya etkinlik için insanları bir araya getirme eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok iş, hukuk veya resmi devlet ortamlarında kullanılır. 'Toplantı toplanması', 'panel toplanması' gibi ifadelerde görülür. Sadece davet etmek değil, fiilen toplama anlamı taşır.
Examples
The manager is convening a meeting at 10 AM.
Yönetici saat 10'da bir toplantıyı **topluyor**.
They are convening a special panel to discuss the problem.
Sorunu tartışmak için özel bir panel **toplanıyor**.
The school is convening parents for a meeting tomorrow.
Okul yarın velileri bir toplantı için **topluyor**.
We're convening experts from all over the world for this event.
Bu etkinlik için dünyanın her yerinden uzmanlar **toplanıyor**.
Thanks to convening community leaders, progress was made quickly.
Toplum liderlerinin **toplanması** sayesinde hızlı ilerleme kaydedildi.
After convening several times, the group finally reached a consensus.
Birkaç kez **toplandıktan** sonra, grup nihayet uzlaştı.