"conundrum" in Turkish
Definition
Çözülmesi zor olan karmaşık bir sorun ya da çok düşündüren bir soru. Bazen zeka sorusu (bilmece) anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Akademik ya da ciddi sohbetlerde kullanılır; 'ahlaki bir ikilem' veya 'etik bir bilmece' gibi. Günlük dilde 'sorun' veya 'çıkmaz' daha sık tercih edilir.
Examples
The riddle was a real conundrum.
Bu bilmece tam anlamıyla bir **ikilem**di.
I faced a conundrum when choosing between two jobs.
İki iş arasında seçim yapmak büyük bir **ikilem** yarattı.
Solving this math problem was a conundrum for the students.
Bu matematik sorusunu çözmek öğrenciler için bir **karmaşık sorun** oldu.
Choosing what to do next was a bit of a conundrum, honestly.
Bir sonraki adımı seçmek gerçekten biraz **ikilem**di doğrusu.
It's a classic conundrum: spend now or save for later?
Bu klasik bir **ikilem**: şimdi harca mı, sonra için biriktir mi?
Scientists are still trying to solve the conundrum of dark matter.
Bilim insanları hâlâ kara maddeyi çevreleyen **karmaşık sorunu** çözmeye çalışıyor.