"continuances" in Turkish
Definition
Hukuki terim olarak, bir mahkeme duruşmasının daha ileri bir tarihe ertelenmesi anlamına gelir; nadiren bir şeyin devamlılığını da ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla hukuki metinlerde, mahkeme ertelemeleri için geçerlidir; gündelik dilde nadiren kullanılır. 'Continuation' ile karıştırılmamalı.
Examples
The judge granted two continuances before the trial finally began.
Hakim, duruşma başlamadan önce iki **duruşma ertelemesi** verdi.
There have been several continuances in this case due to missing evidence.
Bu davada eksik deliller nedeniyle birkaç **duruşma ertelemesi** yaşandı.
The lawyer requested more continuances to prepare his case.
Avukat, dosyasını hazırlamak için daha fazla **duruşma ertelemesi** talep etti.
Because of unexpected evidence, both sides ended up agreeing to multiple continuances.
Beklenmedik deliller nedeniyle her iki taraf da birden çok **duruşma ertelemesi** üzerinde anlaştı.
Repeated continuances frustrated the witnesses, who just wanted the case resolved.
Tekrarlanan **duruşma ertelemeleri**, sadece davanın sonuçlanmasını isteyen tanıkları hayal kırıklığına uğrattı.
The number of continuances in that courtroom is pretty unusual—cases usually move faster.
O mahkemedeki **duruşma ertelemeleri** sayısı oldukça alışılmadık—normalde davalar daha hızlı ilerler.