"contemplated" in Turkish
Definition
Bir şeyi uzun süre dikkatlice ve derinlemesine düşünmek veya bir şeye dalgınca bakmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik 'düşünmek'ten daha resmî veya edebi bir tondur. 'contemplate life', 'contemplate a decision' gibi derin düşünceyle kullanılır. Dalgın bakış anlamında da kullanılabilir.
Examples
She contemplated her answer before speaking.
O, cevap vermeden önce yanıtını **düşündü**.
He contemplated going to university abroad.
Yurtdışında üniversiteye gitmeyi **düşündü**.
They contemplated the painting for a long time.
Tabloyu uzun süre **dalgın dalgın baktılar**.
I contemplated quitting my job, but changed my mind.
İşten ayrılmayı **düşündüm** fakat fikrimi değiştirdim.
She contemplated life while sitting by the lake.
Göldeki bankta otururken hayatı **düşündü**.
Have you ever contemplated moving to another country?
Hiç başka bir ülkeye taşınmayı **düşündün** mü?