"contain multitudes" in Turkish
Definition
Bir kişinin içinde birçok farklı özellik, fikir veya kişilik olması; kolayca tanımlanamayan karmaşıklık.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade, kişinin veya bir şeyin kompleks ve çok yönlü olduğunu vurgulayan edebi veya şiirsel bir söylemdir. Genellikle basit etiketleri reddeder; günlük konuşmadan çok yaratıcı veya entelektüel ortamlarda kullanılır.
Examples
Some people contain multitudes, with many interests and ideas.
Bazı insanlar **birçok yönü barındırır**, pek çok ilgi ve fikirleri vardır.
She says she contains multitudes, so she never gets bored.
O kendisinin **birçok yönü olduğunu** ve bu yüzden sıkılmadığını söylüyor.
Artists often contain multitudes in their work.
Sanatçılar genellikle eserlerinde **birçok yönü barındırır**.
I can love sports and poetry—I contain multitudes.
Sporu da şiiri de sevebilirim—**birçok yönüm var**.
When someone calls me strange, I just say, 'I contain multitudes.'
Biri bana tuhaf dediğinde sadece 'Ben **birçok yönü barındırıyorum**.' diyorum.
You can't put me in one box—I contain multitudes.
Beni tek bir kalıba sokamazsın—ben **birçok yönü barındırırım**.