"constrains" in Turkish
Definition
Birinin yapabileceklerini veya bir şeyin özgürlüğünü sınırlamak ya da kontrol altına almak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve teknik ortamlarda kullanılır. Dışardan gelen zorlayıcı sınırlamalar için uygundur; 'constrains growth' gibi ifadelerle görülür.
Examples
A small budget constrains our plans.
Küçük bir bütçe planlarımızı **sınırlar**.
Strict rules constrain students at this school.
Sıkı kurallar bu okulda öğrencileri **kısıtlar**.
Cold weather constrains outdoor activities.
Soğuk hava dışarıdaki aktiviteleri **sınırlar**.
Having to work all weekend really constrains my free time.
Tüm hafta sonu çalışmak zorunda kalmak gerçekten boş zamanımı **sınırlıyor**.
The city’s old infrastructure constrains how fast we can innovate.
Şehrin eski altyapısı, ne kadar hızlı yenilik yapabileceğimizi **sınırlar**.
She never constrains her creativity, no matter the situation.
O, hiçbir durumda yaratıcılığını **sınırlamaz**.