"confronts" in Turkish
Definition
Bir sorunla ya da kişiyle doğrudan yüzleşmek veya karşı karşıya gelmek. Bazen birini davranışları ya da sözleriyle sorgulamak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'confronts', 'faces'a göre daha resmidir; özellikle sorunlara ya da zor insanlarla doğrudan yüzleşmek için kullanılır. 'affront' ile karıştırmayın.
Examples
He confronts his fears every day.
O, korkuları ile her gün **karşı karşıya gelir**.
The manager confronts the team about the missed deadline.
Yönetici, geciken teslim tarihi için takımla **yüzleşir**.
She calmly confronts difficult situations.
O, zor durumlarla sakin bir şekilde **yüzleşir**.
Whenever a problem comes up, Jack just confronts it head-on.
Bir sorun çıktığında Jack hemen **karşı karşıya gelir**.
She confronts critics without getting defensive.
O, eleştirmenlerle savunmaya geçmeden **yüzleşir**.
Tom never avoids conflict; he confronts issues directly with people.
Tom asla çatışmadan kaçmaz; sorunları insanlarla doğrudan **yüzleşir**.