Type any word!

"conflagration" in Turkish

büyük yangınbüyük çatışma (mecazi anlamda)

Definition

Geniş bir alana yayılan çok büyük ve yıkıcı yangın; mecazi olarak büyük ve şiddetli çatışmaları da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Çok resmi veya edebi bir terimdir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. Küçük yangınlar için 'yangın' demek daha yaygındır.

Examples

The forest was destroyed by a massive conflagration.

Orman, devasa bir **büyük yangın** ile yok oldu.

A conflagration broke out in the city after the earthquake.

Depremden sonra şehirde bir **büyük yangın** çıktı.

The museum's priceless art was lost in the conflagration.

Müzenin paha biçilemez sanat eserleri **büyük yangın**da kayboldu.

Many feared a political conflagration would follow the leader's speech.

Pek çok kişi, liderin konuşmasından sonra siyasi bir **büyük çatışma** çıkmasından korkuyordu.

The region has seen many conflagrations throughout its history, both literal and figurative.

Bölge, tarihinde hem gerçek hem de mecazi birçok **büyük yangın** görmüştür.

If we're not careful, a small dispute could turn into a full-blown conflagration.

Dikkatli olmazsak, küçük bir tartışma tam anlamıyla bir **büyük çatışmaya** dönüşebilir.