Type any word!

"confer with" in Turkish

istişare etmekgörüşmek (resmi olarak)

Definition

Birisiyle önemli bir konuyu karar almak veya tavsiye almak amacıyla resmi ve ciddi bir biçimde konuşmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ortamlarda kullanılır; 'arkadaşlarla görüşmek' gibi günlük sohbetler için uygun değildir. İş, akademik ve hukuki konularda tercih edilir.

Examples

The manager will confer with her team before making a decision.

Yönetici, karar vermeden önce ekibiyle **istişare edecek**.

You should confer with your doctor about that treatment.

Bu tedaviyle ilgili olarak doktorunuzla **görüşmelisiniz**.

The lawyers need to confer with each other before the trial.

Avukatların, duruşmadan önce birbirleriyle **istişare etmeleri** gerekiyor.

Let me confer with my colleagues, and I'll get back to you tomorrow.

Meslektaşlarımla **istişare edip** yarın size döneceğim.

Before finalizing the plan, the engineers want to confer with external experts.

Mühendisler, planı kesinleştirmeden önce dış uzmanlarla **görüşmek** istiyorlar.

I need to confer with my supervisor about taking next week off.

Gelecek hafta izin almak için amirimle **istişare etmem** gerekiyor.