"condescended" in Turkish
Definition
Kendini başkalarından üstün görerek, alaycı veya küçümseyici şekilde davranmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya olumsuz durumlarda kullanılır. 'condescended to do something' ifadesi gönüllü iyilik anlamına gelmez. 'descended' veya 'consented' ile karıştırmayın.
Examples
He condescended to help us with the project.
Bize projede yardım etmeyi **küçümseyerek kabul etti**.
She condescended to answer my question.
Sorumun cevabını verirken **küçümseyici bir tavır** sergiledi.
The boss condescended to join us for lunch.
Patron, bizimle öğle yemeğine **tepeden bakarak** katıldı.
I hated the way she condescended to me when I asked for help.
Yardım istediğimde bana **küçümseyerek** davranmasına nefret ediyordum.
He only condescended to attend the meeting because his boss insisted.
Sadece patronu ısrar ettiği için toplantıya **küçümseyerek katıldı**.
Don’t act like you condescended to do me a favor.
Bana iyilik yapmış gibi **küçümseyici davranma**.