"concussed" in Turkish
Definition
Başına darbe alarak beyin sarsıntısı yaşayan kişi. Bilinç bulanıklığı, baş dönmesi veya bayılma gibi belirtiler görülebilir.
Usage Notes (Turkish)
Tıbbi ve spor bağlamlarında kullanılır. 'Beyin sarsıntısı geçirdi' gibi ifadelerle yaygın olarak görülür; günlük konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
The player was concussed during the match.
Oyuncu maç sırasında **beyin sarsıntısı geçirmiş**ti.
After the car accident, she was concussed and needed rest.
Araba kazasından sonra, o **beyin sarsıntısı geçirmiş** ve dinlenmeye ihtiyaç duymuştur.
He felt dizzy and confused because he was concussed.
Baş dönmesi ve kafa karışıklığı hissediyordu çünkü **beyin sarsıntısı geçirmiş**ti.
After that hit, I think he got concussed and should see a doctor.
O darbeden sonra, sanırım **beyin sarsıntısı geçirmiş** ve bir doktora görünmeli.
You could tell from his blank stare that he was definitely concussed.
Boş bakışından kesinlikle **beyin sarsıntısı geçirmiş** olduğu anlaşılıyordu.
Even though she was concussed, she tried to stand up and finish the race.
**Beyin sarsıntısı geçirmiş** olmasına rağmen, ayağa kalkıp yarışı bitirmeye çalıştı.